Muhsin Yazıcıoğlu ve bir ülke ayıbı
Bu ülkede son otuz saattir bir ayıp yaşanıyor. Olay mahallinin genel anlamıyla belli olduğu, hatta birtakım teknik tespitlerin de yapılabildiği bir helikopter enkazına, bilebildiğimiz kadarıyla, neredeyse tüm devlet imkanları seferber edildiği halde ulaşılamıyor. Yazık.
Düşen helikopterde tam altı tane memleket evladı vardı. Kimliklerini bir tarafa bırakıyorum, tam altı can vardı. Ki bunlardan biri ülke çapında tanınan, bilinen; yapılagelen tüm seçimlere katılmış, ülke çapında teşkilatlanması olan bir siyasal partinin, milletvekili Genel Başkanı’dır. Bir diğeri gazetecidir. otuz saattir ulaşılamayan kaza mahallinde bulunanlar içerisinde parti il başkanı, meclis üyesi, ordu emeklisi helikopter pilotu sıfatlarına haiz insanlar vardır. Başta da dediğim gibi tüm sıfatlarını bir kenara koyunuz, altı “insan” vardır.
Koskoca bir devlet, gerçekleşmesinin üzerinden otuz saat geçmiş olmasına rağmen bir kaza yerine, bir enkaza ve yaralı ya da ölülere nasıl ulaşamaz? Akıl sır erecek gibi değil.
Hiç kimse ağır iklim koşullarına, şuna, buna sığınmasın. Bu durum tam anlamıyla bir “ayıp”tır.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun temsil ettiği vizyonu kabul eder ya da etmeyiz. Kendisini sever ya da sevmeyiz. Siyasi çizgisine gönül verenlerimiz de olabilir, ucundan kıyısından geçmeyenlerimiz de. Dünya görüşünü taban tabana eleştirebiliriz de. Mesele bu değildir.
Büyük Birlik Partisi kurucu Genel Başkanı’nın insanlığını, dürüstlüğünü, mütevazı duruşunu ve samimiyetini sanıyorum bu topraklar üzerinde kimse tartışmaz.
Bindiği helikopter, medyaya yansıyan haberlerden anladığımız kadaıyla, bölgedeki mitinglere mutlaka yetişebilmesi için partililer tarafından toplanan paralarla kiralanabilmiş. Normalde seçim gezilerini, maddi imkansızlıklar nedeniyle karayolu ile yapmaktaymış. Son mitinginde yaptığı konuşmada, hazine yardımı almadan mitingli seçim propagandası yapmaya çalışan tek parti oldularını ifade ediyor. Diğer tarafta da devlet imkanlarını, otobüsünü, uçağını, makam araçlarını önlerine serenleri düşünmeden yapamıyor insan.
Parti Genel Sekreteri, yaptığı basın açıklamalarında Cumhurbaşkanı’nın bir kez, Başbakan’ın da üç kez kendilerini arayıp destek ve bilgi verdiğini ifade etti dün akşam. Sonuç. Koskoca bir sıfır.
Yazıcıoğlu, mitingini yaptığı sırada, helikopterin bilinmeyen bir yere gidip geldiği yazılıyor. Çok kısa süre önce Uluslar arası bir havacılık örgütünün, düşen helikopter modeli için acil koduyla genel bir güvenlik ikazı geçtiği ifade ediliyor. Ve bunca süre geçmesine, bölgede saatlerdir hava aydınlanmış olmasına rağmen enkaza ulaşılamıyor.
Kazazedeler yaralı olarak kurtulmuş olsalar bile o soğuk ve ağır iklim şartlarında, bu saate kadar kendi kendilerine, hayatlarını idame ettirebilmişler midir, sorusunun cevabını bile vermek istemiyorum kendi kendime.
Bu memleketin; ilkeli, dürüst, mütevazı, ne oldum delisi olmayan, onurunu paraya satmamış, fedakar, gönlü
dağlar kadar yüce, vicdanı sızım sızım sızlayan, adam gibi adamlara, ok gibi dosdoğru, insan gibi insanlara o kadar çok ihtiyacı var ki.
“Keşke o helikopterde sen olmasaydın be Muhsin Başkan” diyesi geliyor insanın.





Gitti Muhsin başkan, şimdi herkes kına yaksın.
belki de tek dürüst haram yemeyen zamanında tırnakları çekilen hapislere çürüyen bir liderdi.
ALLAH rahmet eylesin ailesine sabır versin.
İnsan, elindekini kaybettiğinde değerini anlarmış…
Allah yardımcı(mız)sı olsun…
Muhsin Başkan
Allah rahmet eylesin. BBP ailesine başlığı ve sabır dilerim
Bir umut! Bekleyişler devam ediyor.
Son dakika:
BBP: Yeni koordinat tespit edildi, aramalar Ilıca Beldesi Hacıbudak mevkiine kaydırıldı.
En başta ailesine Allah sabır versin ve tüm Sivasımıza ve Türkiye’ye…..Gözgöre göre ölüme terkedildiler….
Allah yanlarına koymayacaktır……
BBP